Spinoza’ ya göre, insan tutkular ve düşünce ikilemi içinde yaşar. Tutkular, ruhun karışık ve bulanık yanını oluşturur ve bunlar güçsüzlük, erdemsizlik ve yetkinsizlik halleridir. İnsan tutkularıyla bir köle, düşünce durumunda ise bir özgürdür. Özgürlük erdemdir. Buna göre, ahlâkın hedefi , düşünce ile tutkuları yenmektir. Ahlâkî hayat, aklın tutkulara karşı savaşıdır ve insanı tutkuların kölesi olmaktan kurtarıp, onu özgür kılmaktadır.
Elimde kitaplar sayfalarca yazıyı okurken takıldım bu cümlede nedense...Zaten şu felsefe derslerine çalışırken hep uzun sürer sınav çalışmam çünkü ayrılamam okumakta olduğum sayfadan değişik düşünceler alır beni...Felsefe dediğim de bilim felsefesi ki bunu Sezgin Seymen Çelebi'den alıyor olmak,of ki ne of =)
Dersini ve işleyişini seviyorum hocamın ama sınavları ve not sistemi için aynı engin sevgi dağılımını yapayacağım =( Neyse konumuza dönelim;
Zaten ahlak nedir, var mıdır,benimsediklerim ne kadar evrensel diye düşünürken biraz da moral oldu rahmetli Spinoza bana =) Ne güzel diyor insan tutkuları ile bir köle derken...Benim ahlak anlayışım ve ahlaklı insan erdemli insandır takıntılarım İslam-i kökenli filozoflardan geliyor açıkcası gurur da duyuyorum onların ahlak anlayışlarını hayatıma yansıtmış olmakla , fakat farklı filozofları okurken de benzer sonuçlara varmak hoşuma gitmedi değil...En azından bu filozoflardan biri de çıkıp''ona bakarsan bazı Afrika kabilelerinde çıplak gezmek ayıp değil'' gibi bir antiahlak cümlesi ile , benimsediklerimi yıkmaya çalışmıyor! Yapanlar çok oldu olmadı değil ama bu sadece gelişmiş toplumdaki ; dengeden nefret eden ve savsak ilişkilerle hayatlarını darma duman eden dahası farkında ya da farkında olmaksızın bencilliği...vs vs savunan insanların tesellisi.Ki zaten ahlak kavramlarının hatalı olduğunu özel hayatlarında kafalarını vurdukları duvarlar ile de çok iyi farkediyor ve üzülüyorlar.Onlar üzüldükçe ve bana gelip anlattıkça da ben de üzülüyorum.Farkında değiller mi ki bahsi geçen kültürel değerler değil !!! Ama her ülkede , toplumda ortak değerlerin farklı yöntemlerle uygulamaya sokulabileceği hatta bu farklılığın dayatma olmadığından daha iyi sonuç getireceğinde hem fikirim. Boşuna mı evrensel diye bastırıyorum.İnsanın diğer canlılardan çok farklı olduğunu,dünyanın halifesi ve doğuştan bazı ortak değerlere sahip olduğunu düşünüyorum.Tabiki de buna mutlak suretle katı bir şekilde bağlı değilim lakin bu kabul edişim yürüdüğüm yolda çiçekler açtırdığı için her seferinde daha da benimsedim ve benimsemeye devam etmekteyim. Kaldı ki hiçbir şey ispat edilemez sadece kesin doğru dediğimiz mevzu bahsin aksi karşımıza hiç çıkmamıştır , bu yüzden de doğruluk derecesi yüksektir.
Buna da değindikten sonra tekrar konuya dönecek olursam eğer , ben evrensek ahlak anlayışına inanmayanların ve bundan bir haber yaşayanların kaybettiklerine şahit olmaktan yoruldum,ama onlar buna direnmekten yorulmadılar maalesef...Peki herkes bu genel anlamdaki ahlak anlayışını nasıl bulabilir derseniz benim kastettiğim ahlak anlayışı şudur ki ''DÜŞÜNCE İLE YERSİZ VE ZAMANSIZ İÇİMİZDE MEYDANA GELEN TUTKULAR YENİLMELİ BÖYLECE KİŞİ DAHA ÖZGÜR OLMALIDIR''...(dikkat edildiyse zamansız ve yersiz tutku dedim çünkü tutkusuz insan yaşayan bir ölü gibidir tabiki yerinde olmak şartı ile) Anlayacağınız kişi ahlaklı olmakla kısıtlanmaz yahut özgürlüğünü kaybetmez tersine daha özgür ve ferah hisseder buradaki kilit nokta da ince kırmızı çizgidir...Ne melek ne şeytan sadece çizgi , ince değişmez ama uyum sağlayan kırmızı çizgi!!!
Neden yazıyoruz biz ?
Hayat bu bilirsin,öyle anlar vardır ki boşaltmazsan içini çatlayacak gibi hissedersin.Ben de çatlamamak adına,
bardaktan boşalırcasına yazıyorum işte...
Öyleki,
''En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz
Henüz söylenmemiş olandır'' (N.H)
Belki de bu yüzden,en güzel yazı,henüz yazılmamış olandır!
O halde yazmaya devam..
bardaktan boşalırcasına yazıyorum işte...
Öyleki,
''En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz
Henüz söylenmemiş olandır'' (N.H)
Belki de bu yüzden,en güzel yazı,henüz yazılmamış olandır!
O halde yazmaya devam..
7 Temmuz 2011 Perşembe
Sokak hayvanları için bir kap su ve yemek
@all rights reserved
Not: Şiirlerim ve masallarım gözlemlediğim insanların yahut benimle coşkularını,üzüntülerini,dertlerini paylaşan dostların duygularından esinlenmem sonucu ortaya çıkmıştır.Bazı duyguları yaşamadan bana yazdıran ve içimdeki sevgiyi ortaya çıkaran dostlarıma canı gönülden teşekkür ederim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder