Dost için ne yollar yürüdü bu ayaklar bugün Eminönü'nde...Sabah aslında okula hiç gelemeyecek kadarken grip sonrası kalan baş ağrımı yenip kalktım erkenden.Zaten gecede güle,ağlaya okuduğum değerli bir sosyoloğun yazılarından sonra içim iyice sevgi dolup taşmıştı.Ve bu taşanları en sevilenlerle paylaşmam şarttı.Bu vesile ile ben de başladım boylu boyunca yolların tozunu almaya....Aklımda aslında arkadaşıma nostaljik bir hediye paketi yapmak vardı.Beyazıttan,sahaflara kadar heryeri gezdim ama bulduklarım genelde bana hitap eden şeylerdi arkadaşıma değil.En son bittim gezmekten güneşin altında ve sızlanırken,birden bana doğru gözlerini dikmiş bir sürü şaşkın ve bir o kadar da aptal bir sevimliliğe sahip bu yeşilleri görüp,midemde kelebeklerin uçuştuğunu hissettim.
Fiyat,anlaşma derken hem çay içtim hem alakasız bir şekilde röportaj verdim ne olduğu belirsiz bir kanalın ''Spor bakanı olsa idiniz ne yapardınız?''sorusuna,hem de kaplumbağalar hakkında az buçuk bilgi edinip kedi,kuş..vs sevdim.
Sonrasında ne mi oldu? Arkadaşımı aradım doğumgünü hediyesini vermek için.Ortak bir noktada buluştuk falan suratından zaten belliydi ''Niye çağırdı ki bu hatun beni şimdi''ifadesi üstüne bir de bir anlık onunla dalga geçtiğimi sanıp parlaması ile azar da yedim.Sinirlendiğimi belli etmemek için tuvalete çıktım söylene söylene içimden.Hediyemi de masaya bıraktım.Tabi bizimkinin suratı değişmişti ben döndüğümde.O kutudan kek falan çıkıcak sanmış şaşkın.İki dünya tatlısı yeşili görünce tipi kaymış:) Hem canım gibi sevdiğim dostu hem de kaplumbağaları öyle mutlu ve memnun görünce benim de söndü kızgınlığım.
Şimdi birinin adı Tarçın ötekinin Zencefil =) Sevdiklerine şu sıra hediye arayanlar için ideal ve sempatik nacizane önerimdir size su kaplumbağaları.
Tüm hayvanların ve hayvan dostlarının ''Dünya Hayvanlar Günü'' kutlu olsun =)