Neden yazıyoruz biz ?

Hayat bu bilirsin,öyle anlar vardır ki boşaltmazsan içini çatlayacak gibi hissedersin.Ben de çatlamamak adına,
bardaktan boşalırcasına yazıyorum işte...

Öyleki,
''En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz
Henüz söylenmemiş olandır'' (N.H)

Belki de bu yüzden,en güzel yazı,henüz yazılmamış olandır!
O halde yazmaya devam..

5 Eylül 2011 Pazartesi

Mimmm alarmı : XX ve XY çatışması :)

      Blog arkadaşım ve değerli meslektaşım Cem'e teşekkürler...
Güzel bir konuya mimlenmişim kendisi tarafından.Ben de kendimi karşı tarafın yerine koydum ve kadın-erkek farkını şöyle uzaktan göz kırparcasına irdeledim.Sonuç mu? Buyrunuz :)

1)Kadın erkek diye %100 bir ayırım yoktur.Çünkü her insan ki bunu tıpçılar,sosyologlar,astrologlar,doğum haritası sentezcileri..vs daha iyi bilirler,biraz kadın biraz erkektir.O bahsi geçen ''taş fırınım ben lan'' deyişi bir şehir efsanesinden ibarettir.Ben de takma bıyık takıp,saçlarımı kestirip,kilo alıp,kas yapıp , kabadayı rolü yapabilirim gayet :) Çünkü sadece maske ve oyunculuk gereklidir.
2)Erkeklik genim,bayanlık genimden daha çok olsaydı ve netice itibari ile bir ''xy'' olsa idim,kesinlikle çok becerikli ve hayata şimdiki halimden daha sıkı tutunan,oldukça da mütasıp biri olurdum.Çünkü ''xx''olmanın getirdiği lüzumsuz ama lazım gelen zorluklar olmayacaktı.Ki ben şu an dişi olmanın zorluklarını en çok da yaşadığım ülkeden ötürü yoğun hissediyorum(Yöneticilerin ve toplumun bakış açısı).Ama beterin beteri var , bkz => İran
3)Eğer gelişmiş ülkelerden birinde doğmuş olsa idim,yani tiyatronun,sinemanın televizyona ve ucuz pornolara satılmadığı bir vizyonda,Gerard Butler gibi olmak isterdim sanırım.Çünkü içimde ukte kalmış bir oyunculuk eğitimi alma isteği hep olmuştur.Gerçi neler yokki ukte kalmış !!! Ayrıca Sayın Butler da oyunculuğu ve özel yaşamı ile örnek teşkil etmiştir dünyada,çevresindeki birçok çarpık düzene ve ilişkilere rağmen.Ya da Micheal Jackson,Bob Marley kadar yürekli ve savaşçı ruhlu olmak isterdim sanatımla.Belki de hukukçu ressam Henri Matisse gibi kafa koyabilmek sıkıcı bir hayat yaşamaya :)

  O kadar kadın-erkek farkı demişken,meraklıları için resimleri bulduğum ve paylaştığım bloğun linki : http://www.sarahpetruziello.com/blog/?p=232
gerçekten değişik bir blogmuş,henüz yeni bakıyorum :)

Beni bu konuya mimleyen blog yazarına ulaşabilmeniz için:





Blogger cemReçete

2 yorum:

Cemre dedi ki...

uuu! dolu dolu bir yazı olmuş :)

gül,gülmek ne çok yakışır sana dedi ki...

o kadar ''en akıcı yazar''ilan etmişsiniz.Meslektaşımı utandırmak olmaz :)

Sokak hayvanları için bir kap su ve yemek

Sokak hayvanları için bir kap su ve yemek
not:sakın yavru kedi ve köpeklere süt vermeyin,yahut içine şeker atıp,ılıtıp verin ki minnacık karınları ağrımasın :) bir de yavru kediler kaşar peynire bayılır :)

HUKUK FAKÜLTESİ

HUKUK FAKÜLTESİ
gülme arası vermek için resme tıklayınız :)

Kitap cenneti için tıklayınız




@all rights reserved

Not: Şiirlerim ve masallarım gözlemlediğim insanların yahut benimle coşkularını,üzüntülerini,dertlerini paylaşan dostların duygularından esinlenmem sonucu ortaya çıkmıştır.Bazı duyguları yaşamadan bana yazdıran ve içimdeki sevgiyi ortaya çıkaran dostlarıma canı gönülden teşekkür ederim.