Neden yazıyoruz biz ?
Hayat bu bilirsin,öyle anlar vardır ki boşaltmazsan içini çatlayacak gibi hissedersin.Ben de çatlamamak adına,
bardaktan boşalırcasına yazıyorum işte...
Öyleki,
''En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz
Henüz söylenmemiş olandır'' (N.H)
Belki de bu yüzden,en güzel yazı,henüz yazılmamış olandır!
O halde yazmaya devam..
Ne geç ; ne de erken!
Kalbin hala çarpıyorsa,
Ama bu sefer farklı
Hızlı hızlı....
İşte o an yeniden başlayacaksın...
Gülümseyerek selamlayıp tüm anıları,
Sarıp sarmalayacaksın seni güzel kılanı!
Yıkıp birer birer korkudan duvarları,
Kaldırıp perdeleri, gözden gönülden...
Şimdi, sevmek için ne geç , ne de erken!
Ve alıp götürüyorsa rüzgar dudağındaki tadı,
Gözlerine bakarak fısıldıyorsa serçe kuşları,
On parmağından on tatlı acı dökülüyorsa,
Umudun yalnız ''aşk''tır bilesin...
Göğüsleyeceksin bu umutları,
Sıyrılıp uyuşukluk tuzaklarından...
Ama yürekli ama cesurca;
Çocuk sabırsızlığı da girmişse kanına,
İşte tam da o zaman,
Sevmek zamanı...
Ve sonra bir Elif Şafak satırları çınlatır duvarları:
''Yüreğimi onun ellerine emanet edecek kadar güvenmek istiyorum''
@all rights reserved
Not: Şiirlerim ve masallarım gözlemlediğim insanların yahut benimle coşkularını,üzüntülerini,dertlerini paylaşan dostların duygularından esinlenmem sonucu ortaya çıkmıştır.Bazı duyguları yaşamadan bana yazdıran ve içimdeki sevgiyi ortaya çıkaran dostlarıma canı gönülden teşekkür ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder